Kazanım Testleri

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Testi – Cumhuriyet Dönemi Romanı 1950-1980 / Dünya Edebiyatında Roman – 2 (2019-2020)

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Testi Künyesi
[2019 – 2020]

SINIF:11. SINIF
DERS:Türk Dili ve Edebiyatı
TESTİN KONUSU:Cumhuriyet Dönemi Romanı 1950-1980 / Dünya Edebiyatında Roman – 2
TESTİN ADI:Cumhuriyet Dönemi Romanı 1950-1980 / Dünya Edebiyatında Roman – 2
SORU SAYISI:8
EĞİTİM DÖNEMİ:2019 – 2020 EĞİTİM DÖNEMİ

Cumhuriyet Dönemi Romanı 1950-1980 / Dünya Edebiyatında Roman – 2 Kazanım Testi [2019 – 2020]


1) Aşağıdakilerin hangisinde farklı bir bakış açısı kullanılmıştır?







CEVAP
B

2) Ana, güm güm gümüleyen konağın saltanatına dalmıştı. Yıllar önceki pırıl pırıl bir konak canlanmıştı kafasında. Bu konak, Adana’nın ünlü zenginlerinden birinin konağıydı. Ağızları sıra sıra altın dişli ağaların pırıl pırıl faytonlarla gelip gittiği; kurban bayramlarında yan yana devrilen besili koçların kesilip etlerinin fakir fukaraya dağıtıldığı; zaman zaman pencerelerinde masal yüzlü, güneş görmemiş tazelerin hayal gibi görünüp kaybolduğu bir konaktı. Ama değil böyle bir konağa gelin gelmek, böyle bir konağın kapısından olsun girememişti ama kim ne bilecekti?

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?







CEVAP
E

3) Köylülerin ekonomik ve sosyal sorunlarından bahseden, köy konusuna odaklanan yazarların başında Abbas Sayar gelir. Sayar’ın romanları konularıyla Orta Anadolu’daki yaşantıya uzanır. Dil özellikleriyle de yöresel deyimleri, atasözlerini ve farklı ağız özelliklerini yansıtır.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, Abbas Sayar’ın eserlerinden alınmamıştır?







CEVAP
C

4) Gidip ona sarılsa, başını göğsüne dayasa eskiden teyzesinin kucağındayken duyduğu kokuyu gene koklayacağını sanıyordu… “Şuraya otur.” dedi. Sedire oturttu. Başını onun kucağına koyup uzandı. Eski evde teyzesinin kucağına hep böyle yatardı. Kulağının değdiği karından yavaş, süreksiz bir gurultu duydu. Aldırmadı, teyzesinin de karnı guruldar mıydı? Bilmiyordu. Gözlerini yumdu. Burun kanatlarını gerip birkaç kere yokladı. Belki eski kokuları yeniden duymak olanaksızdı… “Saçlarımı okşasana.” dedi. Başı kucağındayken teyzesi kaşıya çeke saçlarını okşardı. Böylesi değildi. Dalgın bir elin yavaştan gezintisiydi bu.

Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?







CEVAP
E

5)
I. Harman yerine gelince öküzler şose üzerindeki pınara saptılar. Oluktan taşan su, ince bir çizgi hâlinde aşağı kayıyor, güneş ışığı da pırıl pırıl parlıyordu. Lüleden akan su boşalmıştı. İbrahim bu kez de acısını çeşmeden çıkardı. “Akmam diyesice!” dedi. Hiç lüzumun olmayınca kiraz dere gibi çağlaman tutar. Yazın da abıhayat kesilirsin başımıza.
II. Sonra birden dere kıyısında oturan kocasına doğru hırslı adımlarla yürüdü. Yaklaştı. “Bana bak herif, bana bak!” dedi. “Şu tarlanın bir kıymığını Çelo göbeli alsın, kapında yularlı öküz olsam ipi kırarım.”

Aynı yazarın eserlerinden alınan bu parçalardan hareketle yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?







CEVAP
C

6) Birden her şey aydınlandı kafamda. Bazılarını kuşkulandıran, bazılarının alaya almalarına sebep olan o yabaniliğin, o tuhaflığın sebebini; onun bir hayal adamı; yalnızlığı, suskunluğu seven bir insan oluşunun sebebini şimdi çok iyi anlıyordum. Akşam vakitlerini niçin Nöbet Tepesi’nde geçirdiğini, bütün gece çay kenarında niçin yapayalnız durduğunu, başkalarının işitemediği seslere niçin hep kulak kabarttığını, bazen birdenbire gözlerinin niçin parladığını anlıyordum şimdi: Danyar âşıktı. Denizler kadar derindi onun aşkı. Bu aşkını içinde saklıyor ve türkülerde duyup yaşıyordu. İlgisiz bir insan, âşık olmayan bir insan, sesi ne kadar güzel olursa olsun böyle şarkı, böyle türkü söyleyemez.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?







CEVAP
E

7) Kedinin yalayışını dinledi. Jambonlu yumurta, istemez. Bu sıcaklarda iyi yumurta hak getire. Şöyle temiz güzel bir su içeyim. Perşembe: Buckley’den koyun böbreği de alınmaz bugün. Tereyağında pişirirdim, karabiberli falan. Çayın suyu kaynayadursun. Kedinin yalayışları yavaşladı, fincan tabağını tertemiz yapmış. Dilleri niçin sert olur öyle? Daha iyi yalayabilsin, tüm girintilerini kabın. Yiyebileceği bir şey? Çevresine bakındı. Yok.

Bu parçada kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?







CEVAP
A

8) Anayurt Oteli yazarın 1973 yılında yayımlanan ikinci romanıdır. Aylak Adam gibi aynı yapı ve teknikle kaleme alınmıştır. Roman, Manisa’nın Anavatan Oteli ve onun kâtibinden esinlenerek yazılmıştır. Romanda olaylar, kahraman Zebercet’in ruh dünyası ve psikolojisi üzerine kurulmuştur. Başından geçenler yine onun bilinçaltından istifade edilerek anlatılır. Zebercet, terk edilmeye ve reddedilmeye karşı aşırı duyarlı, içine kapanık bir kişiliğe sahiptir

Bu parçada sözü edilen eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?







CEVAP
B