Kazanım Testleri

5. Sınıf Türkçe Kazanım Testi – Parçada Anlam – 3 [2019-2020]

2019-2020 Eğitim dönemi için yayınlanan 5. Sınıf Türkçe Parçada Anlam – 1 testi toplamda 10 “Parçada Anlam” sorusu içeriyor.

5. Sınıf Türkçe Kazanım Testi Künyesi
[2019 – 2020]

SINIF:5. SINIF
DERS:TÜRKÇE
TESTİN KONUSU:PARÇADA ANLAM
TESTİN ADI: Parçada Anlam – 3 (Hikâye Unsurları – Anlatıcı – Gerçek ve Kurgusal Unsurlar – Metin Karşılaştırma)
SORU SAYISI:10
EĞİTİM DÖNEMİ:2019 – 2020 EĞİTİM DÖNEMİ

Parçada Anlam – 3 (Hikâye Unsurları – Anlatıcı – Gerçek ve Kurgusal Unsurlar – Metin Karşılaştırma) – Kazanım Testi
[2019 – 2020]


1)
Tosun Bey dışarı çıkıp aceleyle atını değiştirdi. Padişahın otağını tek başına arayacaktı. Güneş batmış, hava kararmaya başlamıştı. Köpüren derelerden geçti. Orman yollarına girdi. Tepelere çıktı. Dört yana naralar savurdu. Sesinin yankılarından başka bir karşılık alamadı. Yağmur durmuyordu. “Yarın erkenden çıkar, bulurum.” diyerek geri döndü. Dizgini boş bırakıyor, geldiği yollardan atının içgüdüsüyle dönebiliyordu.

Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki zaman dilimlerinin hangisinde gerçekleşmiştir?






CEVAP
C

2)
Ben lezzetli bir şeftaliydim. Cildim ütülenmiş gibi dümdüz ve incecikti. Yanaklarıma gelince onlar sarıdan pembeye dönmüş ve kızarmıştı. Sabahın taze çiğ damlaları henüz yıkanmışım gibi kabuğumun üstündeydi. İçimdeki iri çekirdek yeni bir şeftali ağacının tohumu olmayı düşleyip duruyordu.

Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?






CEVAP
B

3) Aşağıdakilerin hangisinde olay üçüncü kişinin ağzından anlatılmıştır?






CEVAP
D

4)
Ufaklık, denizaltının cam kapağını kaldırdı. Kapağın üzerindeki suların denize düşerken çıkardığı ses büyüleyiciydi. Çevresinde tuhaf kokulu ama solunabilir bir hava vardı. Denizaltıyı, iskele özelliği kazandırılmış bir kıyıya yanaştırdı. Bir süre, oturduğu yerden çevreyi araştırıp dinledi. Bir tehlike bulunmadığına karar verdi. Çevik bir hareketle karaya sıçradı. Denizaltının kapağını uzaktan kumandayla kapattıktan sonra onu suyun birkaç metre derinliğinde beklemeye aldı.

Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?






CEVAP
D

5) Koskocaman adamdı. Çocukluğunda hayalini kurduğu mavi bisiklete ancak şimdi, bu soğuk eylül sabahında sahip olabilmişti. Gözleri daldı. Bir süre çocukluğunu düşündü ve hüzünlendi.

Bu parçada aşağıdaki hikâye unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?






CEVAP
D

6) Genç bir adam, ülkenin uzak bir şehrinde yaşayan bilgeyi ziyaret etmek ister. Şehre gider, bilgenin evine misafir olur. Evde hiçbir lüks eşya yoktur. Sadece kitaplar, oturmak için minderler ve mobilya olarak da sadece küçük bir sehpayla eski bir iskemle vardır. “Sizin hiç mobilyanız yok mu?” diye sorar genç adam hayretle. “Peki, seninkiler nerede?” diye karşılık verir bilge. “Benimkiler mi?” der genç adam, şaşırmıştır. “Ben yolcuyum, biliyorsunuz.” der. Bilgenin cevabı kısacıktır: “Ben de öyle!…”

Bu parçadaki olay, yer, zaman ve kişiler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?






CEVAP
A

7) 1)
Zeynep, hava karardıktan sonra gökyüzünü izlemeyi seviyordu. Akşamları Ay ve yüzlerce yıldız havayı aydınlatıyor, gökyüzünü süslüyordu. Ay’ın, Dünya’nın tek doğal uydusu olduğunu önceden öğrenmişti. Öğretmeni, her akşam Ay’a bakmalarını ve nasıl göründüğünü not almalarını istedikten sonra daha dikkatli incelemeye başladı gökyüzünü. Resim defterine her akşam Ay’ın şeklini çizmeye başladı. Ay, ilk gün bembeyaz ve yuvarlaktı. Bir hafta sonra Ay’ın yarısının olmadığını fark etti. Sonraki hafta, Ay’ı hiç göremedi. Nihayet birkaç gün sonra Ay tekrar göründü. Bu kez Türk bayrağındaki gibiydi. Bu durum Zeynep’in, kendisini gururlu hissetmesine neden oldu. Birkaç gün sonra Ay tekrar yarım oldu ama öncekinden farklıydı.
2)
Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Parasını nerede kullanacağını gayet iyi bilen bu tüccar hastalanmış ve bütün mirasını oğluna bırakmış. Tüccarın oğlu parayı har vurup harman savurmaya başlamış. Böyle olunca serveti kısa zamanda suyunu çekmiş. Arkadaşları da birer birer uzaklaşmışlar çevresinden. Sadece iyi yürekli bir arkadaşı ona eski bir sandık yollamış ve “Pılını pırtını bunun içine koyarsın!” demiş. Fakat onun, sandığa koyacak hiçbir şeyi yokmuş. Bu yüzden kendisi girip oturmuş sandığın içine. Ama bu sandık, herkesin bildiği sandıklardan değilmiş. Kilidine dokunur dokunmaz uçmaya başlıyormuş. Tüccarın oğlu kilide parmağını basınca sandık, evin bacasından fırlayıp havalanmış ve bulutların arasında ilerlemeye başlamış.

Bu iki metnin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?






CEVAP
B

8) İtfaiye görevlileri merdivenle Cem’i ve kedisini kurtardılar. Cem, itfaiye merdiveninin ucundaki kutuya hayran kaldı. Onu lunaparktaki çarpışan arabalara benzetti. Ama bu, uçan bir arabaydı. Cem’in korkusu gitmişti. Uçan bir arabadan aşağıyı seyretmek çok güzeldi. Aşağıdaki kalabalığı gördü. Herkes kendisine bakıyordu.

Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?






CEVAP
D

9)
1)
Değirmenci, ülkenin kralına kızının on parmağında on marifet olduğunu, her işi yapabileceğini söylemiş. Kral, genç kızdan bir oda dolusu samanı altın ipliğe dönüştürmesini istemiş. Genç kızın etekleri tutuşmuş. Ne yapacağını bilememiş ve ağlamaya başlamış. Gece yarısına doğru odanın duvarı bir kapı gibi açılmış ve içinden bir cüce çıkmış. Genç kız çok korkmuş. Cüce, “Benden korkmana gerek yok.” deyince kız, ona yaşadıklarını anlatmış. Cüce “O iş çok kolay, ben samanları altın ipe çevirebilirim.” demiş ve başlamış çalışmaya. Kızcağız, cücenin yaptıklarını hayretle izliyormuş. Çünkü o, eline aldığı samanı anında altın ipe dönüştürüyormuş. Kısa sürede tüm samanı altın ipe dönüştürmeyi başarmış.
2)
Genç bir çocuk, ineğiyle pazara giderken yolda tuhaf bir adama rastlamış. Adam, “Bak çocuğum, bana bu ineği verirsen karşılığında sana fasulye taneleri veririm.” demiş. “Fasulye tanesi mi?” demiş çocuk şaşkınlıkla.” “Ama bunlar sihirli.” demiş adam. Bunu duyan çocuk, fasulyeler karşılığında ineğini vererek eve dönmüş. Durumu annesine anlatmış. Annesi ona çok kızmış. Fasulye tanelerini dışarı fırlatmış. Çocuk, sabah olunca gözlerine inanamamış çünkü dışarıda sihirli bir fasulyenin hızla büyüdüğünü görmüş. Hemen pencereden sarkıp sihirli fasulyeye tutunmuş ve tırmanmaya başlamış. Biraz sonra kendini, garip bir ülkede bulmuş.

Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak özelliklerinden biri değildir?






CEVAP
A

10)
Roman ve hikâyeler, olay üzerine kurulan yazı türlerindendir. Bu nedenle benzer yönleri vardır. Her ikisinde de gerçek veya gerçeğe yakın olayların anlatılması bu benzer yönlerden biridir. Ancak farklı yönleri daha fazladır. Hikâye, kısa ve orta uzunlukta olur; roman ise uzundur. Hikâyede kişi sayısı azdır, romanda fazladır. Hikâye, her zaman tek bir olay üzerine kurulur; romanda ise olaylar zinciri vardır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?






CEVAP
A

2 yorum